Çok misafirperveriz Mr.Dominique Strauss-Kahn

Misafirperveriz çünkü sohbeti, muhabbeti ve her şeye rağmen paylaşmayı çok seviyoruz. Fakat size karşı bu toprakların insanları böyle davranamıyor Bay Dominique. Davranamıyor çünkü kurduğunuz devletin eskimiş postalları ve tankları altında ezilmekten, kuşaklar boyunca “yaşamak direnmektir” gibi önermeler bilinçaltımızdan hiç silinemediği için, acıyı bal eyleyerek, sindirilip, bastırılıp, yaşadık durduk yıllarca. Davranamıyor çünkü bu postallarınızın yerini, bu gün, altlarına BMW markalı motosikletlerinizden verdiğiniz, sokaklarımızda, parklarımızda hatta kaldırımlarda dolaşıp gençlerimizi korkutmaya çalışan silahlı sokak çeteleri aldı. Davranamıyor çünkü oluşturduğunuz çevik kuvvet ordusu, kadınlarımızın, üniversitelilerimizin, yazarlarımızın, hatta vekillerimizin küçücük bir hak arayışında dahi öldüresiye cop ve tekmeleriyle üzerimize saldırıyorlar. Bazen ölüyor, bazen ölümden dönüyoruz.

Gelmeden önce bu orduya kötü görüntü yaratmamaları için yaptığınız uyarı içinde size ayrıca teşekkür edemeyeceğiz Bay Dominique. Çünkü bu uyarılırınıza polis teşkilatı değil, medya sadık kalmıştır. Liberal medyanız, Ara sokaklara yerleştirilen ve kendilerini polis olarak nitelendiren, silahlı sivil faşistlerin linç girişimlerini esnaf tepkisi, uluslar arası şirket ve bankaları da utanmadan esnaf olarak nitelendirmiştir, NTV’nin canlı yayını ise doğrudan polis tarafından yönetilmiştir. Oysa esnaf, kendilerini polis olarak nitelendiren ve ara sokaklara çöreklenmiş bu fırsatçı, silahlı sivil faşistlerin, taburelerle linç ettikleri kırmızı fularlı üniversite öğrencisi sosyalist bir “yoldaşınızı” hastaneye kaldırmak ve azılıların fotoğraflarını çekebilmek için uğraşmıştır.

Bu gün İstanbul’dan gidiyorsunuz Bay Dominique.  Fakat şirketlerinizi ve bankalarınızı kırık camları ile İstanbul’da bırakarak. Misafirperver olamadık size. Bizde misafir umduğunu değil bulduğunu yer. Olamadık çünkü umduklarınız yok bizde. Daha çok otomobil ve petrol satmak için yaptırdığınız geniş otoban kenarlarında piknik yapmayı, rakı içmeyi, ya da bir cami avlusunda güneşlenerek nargile ve çay içip uzun sohbetleri severiz biz.

Umduklarınızla gelmeyin bir daha bu şehre Bay Dominique. Umduklarınız yok bizde. Bu köhnemiş düzeninizi ne kadar parlatırsanız parlatın, her defasında daha güçlü direnişlerle karşılaşacaksınız. Ta ki, bütün devletleri şirketleri ve onların faşist militarist köpeklerini yeryüzünden silinceye dek. Çünkü artık bizim çağımız başlıyor Bay Dominique, Rüzgâra karşı işemekten vazgeçip derhal çekin ellerinizi üzerimizden.

Yapay dünyanız bizim için çok sıkıcı. Mahvettiğiniz bu şahane yeryüzünü gençlere bırakarak, sahte paralarınızı ve bu paralarla satın aldığınız kodamanlarınızı alın ve defolun. Biliyoruz ki, siz olmazsanız başımıza çöreklenen devletlerde olmayacak. Siz olmasanız Bay Dominique, tıka basa dolu hapishaneler, tel örgülerle çevrili sınırlar,  açlıklar savaşlar çöp yığınlarına dönmüş şehirler de olmayacak. Siz olmasanız Bay Dominique, Toprak rüzgâr su ve güneş her şeye yetecek. Gölge etmeyin başka ihsan istemez.

karahat

Reklamlar

6 Ekim IMF ve DB Direnişi

Saat 10 gibi çıktığım meydandan tünele kadar yürüdüm. Merak ediyordum; IMF ve Dünya Bankası karşıtı gösterilerin boyutu ne olacaktı, hangi gruplar katılacaktı, olay çıkacak mıydı… Şiddetten uzak renkli, müzikli, danslı Direnistanbul hareketine sempati duysam da hiçbir gruba aidiyet hissetmediğim için sadece 1 Mayıslarda sokakta olan limonlu tayfayı temsil ediyordum kendimce, içimde haykırma isteği ve coşkusuyla, karşı olmanın heyecanlı romantizmiyle…

Sırt çantam, kapşonlum, babamdan kalma atkım ve elimde fotoğraf makinemle başladım İstiklal’in havasını solumaya. Meydan çevik kuvvet ve haberciler dışında henüz boştu, grupların lise önünde ve tünelde toplanıp yürüyeceklerini duymuştum. Önce renkli giysileri ve “başka bir dünya mümkün” yazılı dünya haritası balonlarıyla bayanlardan oluşan minik bir grup gördüm. Sonra “kaldıraç” yazılı kırmızı sancaklarıyla 30-40 kişilik grup geçti yanımdan. Liseye yaklaştığımda çevik kuvvet hazır bekliyordu yine, arkasında fena sayılmayacak bir kalabalıkla TKP ve ÖDP sancakları yanyana durmuş toplanıyordu. Direnistanbulcuların tünelde toplaştığını bildiğimden yürümeye devam ettim. Bu sırada turuncu sancaklarla bu sefer 30-40 kişilik Halkevleri geçti marşlarla.

Direnistanbul

Direnistanbul hareketinin toplandığı tünele geldim. Ellerinde trampetleri, ağızlarında düdükleriyle, dansları, renkli kıyafetleriyle, Türkçe – İngilizce hatta İtalyanca yazılmış IMF-DB-kapitalizm-küreselleşme-ekoloji içerikli sloganları ve renkli bez pankartlarıyla toplanmış, yürümeye hazırlanıyorlardı. Aralarında azımsanmayacak kadar yabancı protestocu da vardı; İtalyanlar, Almanlar benim sohbet edebildiklerimdi. Şiddete başvurmadan güzelliklerle protesto yapılabileceğini gösteren her türlü güzel görüntü mevcuttu. Bir de grubun en ilgi çekici siması, kıyafeti gibi suratını da beyaza boyamış, bir elinde güller tutan, diğerinde ise önünde “gül güçtür” arkasında “power to imagination since 1968″ yazılı pankart tutan yabancı göstericiydi. Dans edip neşe saçan bu adamın, polise samimi bi şekilde çiçek uzattığına da şahit oldum. Haberlerin de sık sık gösterdiği bu adamı yine haberlerden öğrendiğime göre ne yazık ki önce meydanda panzer sulamış sonra da “kendilerinde güvenliği sağlama yetkisini gören halk” yumruklamış, üzüldüm. Neyse, bu grubun da arkasında anarşizm bayrakları ve pankartlarıyla simsiyah giyinmiş Kara Blok.

Direnistanbul

Meydana kadar onlar sakince sloganlarla yürüdü ben de güzel duygularla fotoğraflar çektim. Bu arada Hüseyin Ağa caminin önünde “no stand-by, imf bye bye” yazılı t-shirtleriyle bekleyen bir grup Saadet Partiliyi görmek ilginç ve hoştu. Bu derece farklı uçların ortak bi tepkide buluşması ne güzel dedim kendi kendime. Meydana geldiğimde epey bi kalabalık birikmiş ve otobüs duraklarının orada toplanmıştı. Sendikalar ve o zamana kadar görmediğim ufak gruplar da meydanda yerini almıştı. TKP’liler yine her zamanki gibi en kalabalık, organize ve düzenli görüntüdeydi. Resim çekmek için uzaklaşıp meydan çevresinde dolandım bi süre, herşey sakin ve olması gerektiği gibi görünüyordu; rengarenk pankartlarla yüzlerce insan, polisin 1 mayısdaki gibi gösteriyi engelleme çabasında olmayışı… Buraya kadar herşey güzel, hoş.

Sonra sendikalar basın açıklaması yaptı, katılanlara teşekkür etti ve ne olduysa bundan sonra oldu. Resim çekeyim diye yukarıya çıktığım, basının konuşlandığı otobüs duraklarının üst kısmındaydım ki kalabalığın en önünde yer alan ESP’liler yine her zamanki gibi rahat durmadı ve itiş kakış başladı. Polis de bildiğimiz abartı tepkisini vermekten geri kalmayınca koskoca meydan kısa bir sürede savaş alanına döndü. Burdan sonrasını yazmaya gerek görmüyorum, limonlu tayfa klasiği olan biber gazlı ufak bi adrenalinli koşu sonrası uzaktan bi süre daha meydanı izleyip metroyla okula döndüm ben. Metronun içi de gazdan nasibini almıştı tabi. Geri kalan olayları ve çatışmaları görmedim ben, tv’lerden izledim.

IMF ve DB’ye karşı protestoya katılmak için gittiğim Taksim’den Fasulyeden muhabir olarak yaptığım gözlemlerim kısaca bunlar.

Yapmak istediğim bir kaç eleştiri-yorum var:

  • Gerçekten samimi duygularla tepkilerini dile getiren, topluma ve çevreye saygılı büyük çoğunluğun yanında maalesef ki kendini tatmin etmek uğruna geri kalan insanların da emeklerine haksızlık eden sorumsuz insanlar var. Bundan önce 1 mayıslarda bizim de şahit olduğumuz, bazı aktivist arkadaşlarımın da rahatsızlık duyarak dile getirdiği üzere başka birçok yerde de ESP aşırı saldırgan, sorumsuz ve anlamsız davranışlarla orta yaşlı emekçi işçilerin, solcu amcaların, teyzelerin, öğrencilerin biber gazı ve dayak yemesine neden oluyor, bugün olduğu gibi.
  • Bunun yanında esnafa ve kamuya verdiği zararları, nedeni ne olursa olsun vandalizmin her türlüsüne karşı biri olarak zaten kınıyorum.
  • Ayrıca bu tarz hareketlerin bu ülkede söyleyecek sözü olan duyarlı çoğu insanı da sokaktan soğuttuğunu ve medyaya-topluma gösteri yapmama konusunda malzeme verdiğini düşünüyorum.
  • Karşı olmanın dışa vurumu olan protestolar, gösteriler, sokaklar ve meydanlar bu davranışların tekeline bırakılmamalı hatta bizzat diğer gruplar tarafından tepki koyulmalı.
  • Bu görüntülerden yola çıkarak samimi ve saf duygularla, haklı düşüncelerle protesto yapan diğer insanların hakkı yenmemeli, iyi niyetler ve güzellikler görmezden gelinmemli, medyanın “IMF’yi bahane edip olay çıkarma sevdalısı” tadındaki çarpıtmalarına kulak asılmamalı. Bugün orada 1500 kişi vardı ve sadece 50-100 kişi çıkardı olayları.
  • Artık sol gruplar eski tip sloganlardan, gösterilerden vazgeçmeli ve daha yaratıcı, renkli, eğlenceli, şiddet içermeyen eylemlerle katılımcı kitlesini büyümeli.

Buradan sonra olayın polis boyutuna geliyorum :

1 mayısların aksine bugün açıklamlar yapılana kadar gösterilere müdahale etmedi polis. Olayın çıkış anında neler oldu bilemeyeceğim ama polis iyi niyetli ve sakinleştirici değildi kesinlikle. Aksine çoğumuzun tribünde de tanık olduğu aşırı bir nefretle saldırma eğilimine devam etti. Olayları bastırmaktan çok olay çıksa da adam dövsek niyetini tekrarladı. En ufak bi kıvılcım olduğunda bugün de olduğu gibi anında pat pat pat onlarca gaz bombası atıp düşmanca saldırıya geçerek asıl savaş ortamını polis yaratıyor. Vergilerimizle maaşını aldığı profesyonel göreviyle bağdaşmayan, kişisel olarak sinirlenip, gaza geldiği, hırslandığı gözü dönmüş davranışlarda bulunuyor. Oysa ki kimse zorla polis yapılmıyor, bildiğim kadarıyla güzel de para alıyorlar. Eğitim ve düşünce eksikliğinden biber gazını oyuncak gibi kullanıp, hastanedeki, metrodaki insanların zarar görüp görmeyeceğini hesaba bile katmıyor.

Son olarak bunlar da kişisel :

Sokaklarda müzikle, dansla, renklerle, yaratıcılıkla, şiddetten uzak durarak protesto yapılabilen insanlar da var ne mutlu, başka bir dünyayı mümkün kılabilmek için bu seslerin çoğalmasını temenni ediyorum.

izmir deu gsf’den imf karşıtı eylem

bir çok insanın hayatlarının nasıl olacağına karar verme yetkisine sahip imf ve dünya bankasına abd den sonra ilk kez istanbul 6-7 ekim de ev sahipliği yapıyor.peki ne olacak bu işin sonu…birileri halen cebini doldurmaya ve aç gözlülüğünü tatmin etmeye devam ederken olan yine orta ve alt gelirli insanlara olacak. yeryüznün laneti olan bu kapitalist adındaki canavar yavaş yavaş herşeyi yiyip bitiriyor ve ülkelerin içinde bulunduğu krizden beslenerek her geçen gün daha da büyüyor. dünya yavaş yavaş tükeniyor.her yıl milyonlarca insan birilerinin kar peşinde koşmasından ötürü ve onların daha rahat, daha  ve daha da rahat yaşayabilmesi için açlıktan ,soğuktan ölüyor.on binlerce yıllık insanlık tarihi tarım endüstriyel üretim adına yerlebir ediliyor…imf ve dünya bankası buradan çekip gittiğinde yine farketmeden bir kat daha fakirleşeceğiz…
tüm bunlara dur diyebilmek için bizler de üstümüzü düşeni insanlık adına yapıyoruz.haydi şimdi
DİRENİSTANBUL…
Eylemden görüntüler >>>
direnistanbula destek amaçlı yaptığımız bu şenlikten görüntüler…biz de burdayız istanbulla birlikte bizler de direniyoruz…
bizler  güzel sanatlar fakültesinde okuyan bir grup öğrenciyiz.direnistanbula destek için kendi imkanlarımız dahilinde elimizden geleni yaptık…okul içerisinde ilk gün şenlikli bir duyuruda bulunduk imf ile ilgili…öğrencilere kendimizi müzik yoluyla dinlettik.izmirde bulunan çamdibi orkestrası bize eşlik etti balkan şarkılarıyla…onlar çaldı biz izmir belediyesi çalışanlarıyla karşılıklı oynadık…bildiriler dağıttık.2 metreye yakın bir pankart hazırladık…imf buraya yumruk havaya…ikinci gün pankartların asılmasıyla ve insanlarla konuşmalarla geçti…3. gün okulu anfisinden müzik yayını yapılıp insanları oraya topladık ve imf ile ilgili videolar izlettik direnistanbul çağrısı yaptık…
istanbulda yapılan her türlü eyleme karşı desteğimiz sürecek…bizler de varız buradayız…

Kapitalizmin Ekolojik Yıkımına Karşı Yürüyüş

Direnistanbul koordinasyonu, Kapitalizmin Ekolojik Tahribatına Karşı Küresel Direniş Gününde Munzur ve yeşiller hareketinden aktivistlerin de katılımıyla kongre vadisine doğru bir yürüyüş gerçekleştirdi. Taksim meydanındaki PTT önünde toplanan yaklaşık 150 kişilik grup kongre vadisine doğru cumhuriyet caddesini kapatarak yürüdüler. Bu sırada çevik kuvvetin kitlenin yolu kapamaması için duraklar önünde kurduğu ilk barikat aşılarak Elmadağ ışıklara kadar yürüyen Direnistanbul kortejini büyük bir çevik mangası ve bir panzer bekliyordu. Barikatın önünde polisle yer yer itiş-kakış ve tekmeleşmeler yaşandı. Barikatın önünde IMF/DB’ye ve bu küresel soygunculara yardım-yataklık yapan polise karşı sloganlar atıldı. Daha sonra “6 Ekim’de Daha Güçlü Geleceğiz” denerek barikat önünden Taksim Meydanına doğru yine yol kapatılarak yürümeye devam edildi. Bu sırada da polisle yer yer itiş-kakışlar yaşandı. Taksim tarmvay durağına gelinerek basın açıklaması okundu. Eylemde atılan sloganlar:

– İNSANA HAYVANA GEZEGENE ÖZGÜRLÜK
– SUYA DOKUNMA! HAYATLA OYNAMA!
– TOPRAK KOMÜN ÖZGÜRLÜK
– UZLAŞMA YOK İSYAN VAR!
– BERGAMA İSYAN, SİNOP İSYAN, MUNZUR İSYAN, FIRTINA İSYAN, AKKUYU İSYAN, HASAN KEYF İSYAN….HER YERDE İSYAN HER YERDE DİRENİŞ
– MUNZUR ÖZGÜR AKACAK!
– KAPİTALİZME KARŞI KÜRESEL DİRENİŞ KÜRESEL AYAKLANMA
– BORÇLAR DEĞİL IMF SİLİNSİN
– DÜNYA BANKASI SERMAYENİN KANKASI
– IMF BURAYA HERKES SOKAĞA
– MİLYONLAR AÇ İŞGAL ALTINDA YAŞASIN KÜRESEL AYAKLANMA
– SAVAŞTA BARIŞTA KAPİTALİZM ÖLDÜRÜR
– NO JUSTİCE NO PEACE FİGHT THE POLİS
– DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ
– WE’RE EVERYWHERE
– NO BORDER NO NATION STOP DEPORTATION
– ve hatırlamadıklarımız….

IMF karşıtı eylemler yayılıyor

ANKARA /MERSİN (02.10.2009)- Ankara’da ilerici, devrimci kurumlar, emperyalistleri IMF-DB Türkiye temsilciliği önünde uyardı: “IMF-Dünya Bankası defol. Bu memleket bizim.” Mersin’de ise antiemperyalist gençler, 5 Ekim’de yapacakları IMF karşıtı eyleme hazırlanıyor.

Emperyalist haydutlara karşı eylemler ülke genelinde devam ediyor. Uluslararası sermayenin temsilcilerini İstanbul’da “sıcak” protestolarla karşılayan antiemperyalistler, bugün Ankara ve Mersin’de de eylemler yaptı.

Ankara’da, ESP, Alınteri, Demokratik Haklar Federasyonu’nun da aralarında bulunduğu ilerici, devrimci kurumlar, Kurtuluş Parkı’nda toplanarak, otobüsle, IMF-DB Türkiye Temsilciliğinin bulunduğu G.O.P. Uğur Mumcu Caddesi MNG binası önüne gitti. Antiemperyalistler, “Emperyalistlere ve işbirlikçilere karşı geleceğin ve emeğin için ayağa kalk! IMF-Dünya Bankası defol” yazılı pankart açtı. “Krizin yükü yaratanlara”, “IMF defol bu memleket bizim, bu dünya bizim”, “Emperyalistler, işbirlikçiler 6. Filoyu unutmayın”, “Kahrolsun emperyalizm, yaşasın mücadelemiz”, “İşsizliğe, yoksulluğa, GSS’ye, zamlara hayır” sloganlarını haykırdı. Polis, emperyalistlerin binasını yoğun korumaya aldı.

IMF-DB’yi bu ülkeden kovacağız

Kurumlar adına yapılan ortak açıklamada, IMF ve Dünya Bankası’nın kuruldukları günden bugüne dünyanın en büyük tefeci kurumları olmayı sürdürdüğü belirtildi. “İstedikleri kadar yaptıkları ve yapacakları saldırıları gizlemeye çalışsınlar, hepimizin çok iyi bildiği, bu kurumların ortaya koyduğu tüm uygulamalar halkların bağımlılığını arttırmaktan, yoksulluktan, sefaletten başka bir sonuç yaratmadı.” denildi. Açıklamada, İstanbul’da gerçekleştiren toplantılarda krizden çıkış yolunu kendileri için aradıkları, krizi bahane ederek aylardır gerçekleştirdikleri işten çıkarma, ücretlerin düşürülmesi gibi saldırılara yenilerini eklemenin planlarını yaptıkları ifade edildi.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Kendi kurumlarının önünde emperyalist egemenlere bir kez daha seslenelim. Bizler; yani IMF- Dünya Bankası politikalarıyla işten atılanlar, ücretleri düşürülenler, aç bırakılanlar, hastane, üniversite kapılarından alınmayanlar, haçlarına, elektriğine zam yapılanlar; sizleri alanlarda karşıladık ve alanlarda olmaya devam edeceğiz. Aşımıza, emeğimize sahip çıkmak için özgür bir ülke mücadelemizi sürdürmeye kararlıyız. IMF- DB’yi bu ülkeden kovacağız.”

Mersin Üniversitesi eyleme hazırlanıyor

Mersin Üniversitesi’nde de IMF karşıtı çalışmalar devam ediyor. Aralarında SGD’nin de bulunduğu IMF karşıtı antiemperyalist öğrenciler, Çiftlikköy merkez kampüs ve Yenişehir kampüslerinde IMF’ye karşı bildiriler dağıttı. Bildiri dağıtımı ajitasyon konuşmaları eşliğinde yapıldı. Antiemperyalist gençler, “IMF’ye geçit vermeyeceklerini” haykırdı.

Öğrenciler aynı zamanda, 5 Ekim Pazartesi günü saat 12.00’da Fen Edebiyat Fakültesi önünde gerçekleştirecekleri basın açıklamasına çağrı yaptı. Kampüsü basın açıklamasının afişleriyle donattı. ÖGB’lerin afişleri toplama girişimleri ise öğrencilerin tepkisi nedeniyle sonuçsuz kaldı.

Öğrenci Gençlik Sendikası Genç Sen üyeleri de üniversite içerisinde stant açarak bildiri dağıttı.

Kaynak: Atılım

Kentsel Dönüşüme ve Evsizleştirilmeye Karşı Küresel Direniş Gününe Çağrı

DİRENİSTANBUL KOORDİNASYONU 3 EKİM EYLEM ÇAĞRISI

YAŞAM ALANLARIMIZA SAHİP ÇIKIYORUZ!

6-7 Ekim tarihlerinde IMF ve Dünya Bankası, İstanbul’da, Harbiye Kongre Vadisinde, yıllık toplantılarını yapmak üzere bir araya geliyorlar. Direnistanbul Koordinasyonu Kent Çalışma Grubu olarak, bu küresel kapitalist kurumların yanı başımıza geliyor olmalarından duyduğumuz rahatsızlığımızı dile getirmek ve yaşam alanlarımızı ellerimizden alacak, bizi daha fazla yoksulluğa mahkûm edecek kararlar almalarını engellemek için Kongre Vadisi’nde olacağız.

Yaşam alanlarımız, mahallelerimiz, kamusal alanlarımız üzerinde ‘kentsel dönüşüm’, ‘kentsel yenileme’ adları altında oynadıkları oyunların bir soylulaştırma, yoksulları ve ‘ötekileri’ yerinden etme pratiği olduğunu gördük, görüyoruz.

IMF ve Dünya Bankası’nın küresel mega kent yaratma politikalarının doğrudan bir sonucu olarak biz bugün İstanbul’da, Ankara’da ve başka yerlerde kentsel dönüşüm ve yenileme amacıyla gecekondu yıkımlarına, binlerce insanın evsiz kalmasına tanık oluyoruz.

Direnistanbul Koordinasyonu, 1-8 Ekim arasını IMF ve Dünya Bankası’nın İstanbul’a gelişini protesto etmek için direniş günleri olarak ilan etti. Amaç, sermayenin dayatmalarına karşı sesimizi beraberce çıkarmak, beraberce engel olmak…

Kapitalizmin talan ettiği yaşamsal konulardan biri olarak barınma ve kamusal alan ihtiyacımızı hep birlikte haykırmak ve yaşadığımız kentlerin ve bölgelerin anti-demokratik bir biçimde, bizlere sorulmadan değişime, dönüşüme uğratılmasını protesto etmek için 3 Ekim’de Taksim Meydanı’nda buluşuyoruz.

Destek veren mahalleler;

TARLABAŞI
BAŞIBÜYÜK
TOZKOPARAN
FENER-BALAT-AYVANSARAY

EVLERİMİZ ELLERİMİZDE!

YER: TAKSİM MEYDANI

TARİH: 3 EKİM 2009 CUMARTESİ

SAAT: 15:00

DİRENİSTANBUL KOORDİNASYONU

IMF karşıtı protestolarda 20 gözaltı

IMF toplantılarına evsahipliği yapan İstanbul protesto gösterilerine sahne oluyor. Bugünkü IMF karşıtı gösterilerde 20 kişi gözaltına alındı.

ŞİŞLİ AK PARTİ İLÇE TEŞKİLATI

IMFDünya Bankası yıllık toplantılarını protesto eden biri kadın 3 kişi, AK Parti Şişli İlçe Merkezi’nin bulunduğu binaya pankart astı. Protestocular daha sonra gözaltına alındı.

Mecidiyeköy Mecidiye Caddesi üzerindeki 7 numaradaki AK Parti Şişli İlçe Merkezi’nin de bulunduğu Cansızoğlu İş Merkezi’ne saat 12.00 sıralarında gelen, “Sosyalist Gençlik Dernekleri” üyesi olduklarını bildiren biri kadın 3 kişi, binanın 4. katına çıktı.

Buradaki bir iş yerinin önüne protestocular tarafından, “IMF Defol” yazılı pankart asıldı. Olaya müdahale eden güvenlik güçleri, pankartı indirerek, 3 göstericiyi gözaltına aldı.

BİLGİ ÜNİVERSİTESİ

Halkevleri ve Öğrenci Kollektifi üyesi bir grup IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn’ın konuşma yaptığı Bilgi Üniversitesi Dolapdere kampüsü önünde eylem düzenledi.

IMF karşıtı slogan atıp pankart taşıyan grup, basın açıklamasının ardından Strauss-Kahn’ın konuşma yaptığı salona gireceklerini söyleyip kampüs kapısına yöneldi.

İçeriye girmek isteyen gruba polisin müdahalesi sert oldu; göstericiler gözaltına alındı. Bu sırada direnen göstericilerin yerde sürüklendiği görüldü.

Olaylı eylem sonunda gözaltına alınan 2’si kadın 17 kişi, çevik kuvvet minibüsüyle polis merkezine götürüldü.

TAKSİM

DİSK, KESK, TMMOB, TTB üyeleri, IMF ve Dünya Bankası ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) Yasası’nın 1. yılını protesto etti.

DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ile KESK Genel Başkanı Sami Evren ve TMMOB yöneticilerinin de aralarında bulunduğu grup, Tünel’de toplanarak, “IMF, Dünya Bankası Buyurdu, AKP Uyguladı” ve “Kar Değil İnsan, Dünya BankasıIMF Defol” pankartı arkasında, Taksim Meydanı’na kadar sloganlar eşliğinde yürüdü.

Meydanda grup adına konuşan TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy, global sermayenin beyin takımının İstanbul’a gelişi ve SSGSS Yasası’nın 1. yılını doldurması nedeniyle meydanlarda olduklarını ifade ederek, “Dünya Bankası patentli sağlıkta dönüşüm programının olumsuz sonuçlarını görüyoruz” dedi.

Sağlıkta ilaç harcamalarının artışına işaret eden Gürsoy, bunun dışarıya kaynak transferinin somut bir kanıtı olduğunu savundu. Hükümetin sosyal politikalarını da eleştiren Gürsoy, “sadaka siyasetiyle sosyal politika yapılamayacağını” söyledi.

TTB Merkez Konseyi üyesi Ali Çerkezoğlu da IMF ve Dünya Bankası ile uygulayıcılarını protesto ettiklerini dile getirerek, “IMF ve Dünya Bankası buyurdu, AK Parti hükümeti uyguladı” diye konuştu.

IMF ve Dünya Bankası‘nı Türkiye’de istemediklerini ve programlarına da karşı olduklarını ifade eden Çerkezoğlu, herkese sağlık ve güvenli gelecek istediklerini söyledi. Grup, açıklamaların ardından dağıldı.

Kahn’a ayakkabı

Bilgi Üniversitesi’nde yaşanan bir diğer olay da Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Dominique Strauss-Kahn’a , İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde konferans verdiği salonda dinleyiciler arasındaki bir kişi tarafından ayakkabı fırlatılması oldu.

Kaynak: CNN Türk