Başka bir Mezopotamya mümkün!

Diyarbakır’da 26-29 Eylül tarihlerinde yapılacak Mezopotamya Sosyal Forumu’nun hazırlıkları son aşamaya geldi. MSF Koordinasyon Kurulu üyesi Av. Reyhan Yalçındağ, MSF’nin Ortadoğu ve Mezopotamya coğrafyasındaki her türlü ayrımcılığın giderilmesi için iddialı olduğunu belirterek, “Mücadele etme biçimlerimizi de hayata geçirirken ne tür araçları kullanmaya dair MSF bir duyurudur bir politik süreçtir” dedi.

Dünya Sosyal Forumu’nun benimsediği ilkeler çerçevesinde küresel kapitalizme karşı oluşturulan ve 27-29 Eylül tarihleri arasında Diyarbakır Sümer Park’ta düzenlenecek olan Mezopotamya Sosyal Forumu (MSF) çalışmalarına ilişkin Sümer Park’ta basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya MSF üyeleri DTP Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk, Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş, Sarmaşık Yoksullukla Mücadele Derneği Genel Sekreteri Şerif Camcı, TMMOB İl Koordinasyon Kurulu ile çok sayıda MSF aktivisti katıldı. Toplantıda konuşan MSF Koordinasyon Kurulu Üyesi Avukat Reyhan Yalçındağ, 2001 yılında Brezilya’da gerçekleştirilen Dünya Sosyal Forumu sürecinde “Başka bir dünya mümkün” sloganı ile bir çok muhalif akademisyen, düşünür, sivil toplum örgütleri, siyasi partiler ve özgürlük mücadelesinde yer alan bir çok kesimin bir araya geldiğini hatırlattı. Yalçındağ, 2001 yılından itibaren Dünya Sosyal Forumu ve Avrupa Sosyal Forumu süreçlerin de kapitalist moderniteye, her türlü sömürüye, erkek egemenliğe, her türlü ayrımcılığa karşı bir araya gelindiğini ifade ederek, bu kapsamda Ortadoğu ve Mezopotamya coğrafyasındaki bir çok kesimin de MSF adı altında buluşmaya karar verdiğini kaydetti.

‘Başka bir Mezopotamya mümkün’
27-29 Eylül tarihleri arasında MSF kapsamında büyük bir buluşmanın gerçekleşeceğini kaydeden Yalçındağ, Avrupa Sosyal Forumu’nun (ASF) hazırlık toplantısının da 25-26 Eylül tarihlerinde Diyarbakır’da yapılacağını söyleyerek 2010 yılında İstanbul’da gerçekleşecek ASF’nin hazırlık çalışmalarına da ev sahipliği yapacaklarını söyledi.

Yalçındağ, şunları kaydetti: “Tarihte yerleşik düzenin başladığı yüzyıllar boyunca insanlık ailesinin sosyo kültürel gelişimine esin kaynağı olan Mezopotamya toprakları üzerindeki toplumsal örgütlenmeler, inisiyatifler, sendikalar, sivil toplum örgütleri, yerel yönetimler ile bireyler ‘Başka bir dünya mümkün’ diyerek bir araya gelmişti. Şu anda da çatışmalı ortam olması itibari ile de savaşın, militarizmin her türlü ayrımcılığın, sömürünün, erkek egemen politikaların acı verdiği ve ezilen ulusların hayatlarının her geçen yaşamlarının trajediye dönüştüğü bu topraklarda barışa dair ‘Başka bir Mezopotamya mümkün’ olduğunu göstermek için önemli bir buluşmadır” diye konuştu.

‘MSF bir politik süreçtir’
MSF’nin Ortadoğu ve Mezopotamya coğrafyasındaki her türlü ayrımcılığı giderilmesi için iddialı olduğunu vurgulayan Yalçındağ, şunları kaydetti: “İnsanın doğa üzerindeki egemenliğine, çoğunluğun azınlık, beyazın siyah, erkeğin kadın, heteroseksüeller eşcinsellere karşı ayrımcılığı, başta halkların sömürüsü olmak üzere her türlü sömürü biçimlerine yoksulluğun bir kader olarak sosyal adaleti egemen devletlerin güvenliği bir araç gören anlayışa, kapitalist moderniteye, tahakküm savaşlarına, tüm iktidar biçimlerine, militarizme, şiddete karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Mücadele etme biçimlerimizi de hayata geçirirken ne tür araçları kullanmaya dair MSF bir duyurudur bir politik süreçtir.”

‘Halklar MSF’de buluşacak’
MSF’yi 3 güne yayılmış bir etkinlikler süreci olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Yalçındağ, “Bizim temel hedefimiz bunu süreklileştiren bir dayanışma ağına dönüştürmek ve nerede ise halkların her türlü asimilasyon ve yok edilme süreci ile karşı karşıya kaldığı bir Mezopotamya ve Ortadoğu coğrafyası içinde toplumsal barışı hakim kılacak bir sürecin kavuşturucusu ve takipçisi olmak” dedi. Ortadoğu’dan Filistin, Ürdün, Lübnan, İsrail, Güney Kürdistan, Suriye, İran ve Irak’tan katılımcılar ile birlikte, Latin Amerika’dan ve Avrupa Sosyal Forumu’nun bütün bileşenin de MSF’de buluşacağını kaydeden Yalçındağ, programa ilişkin şu bilgileri verdi: “MSF 26 Ekim akşamı bir açılış konseri ile başlayacak. Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu ile Diyarbakırlı iki Ermeni sanatçı bizlerle olacak. Ortadoğu coğrafyasında her türlü ayrımcılığa ve bir çok asimilasyona maruz kalmış diğer halkların da buluşmasına tanıklık edeceğiz. Bu kapsamda Asuriler, Süryaniler, Ermeniler, Ezidiler, Keldaniler, Araplar ve Türkmenler burada bir araya gelecek. Bu süreç sadece bir etkinlik süreci değildir, bu topraklara barış, demokrasi ve özgürlük gelene kadar MSF devam edecek. Nihai hedefimizi ‘Ya demokrasi ya hiç’, ‘Ya özgürlük ya hiç’ diyoruz.”

‘Amed Kampı 25 Eylül’de başlıyor’
MSF kapsamında 25-29 Eylül tarihlerinde yapılacak olan Uluslararası Amed Sınırsılar Kampı’na ilişkin de kamp sorumlularından Elen Jaedicke bilgi verdi. Jaedicke, kampın MSF’nin bir parçası olduğunu belirterek, “Kürt ve Avrupalı aktivistlerin ortak kararı Kürt gençleri ve Avrupalılar tarafından organize edildi. Kamp Sümerpark’ta hayat bulacak ve 6 gün sürecek. Aktivistler arasında bir deneyim alış verişi olacak. Etkinlikler, konserler, mitingler ve müzikler gösteriler şeklinde hayat bulacak. Uluslararasılaşma, anti militarizm, feminizm ve demokratikleşme başlıklarını ele alacağız. Enternasyonalizm ortak mücadeledir. Özgür yaşam, demokratik konfederalizm” dedi.

Foruma DTP, İHD, EMEP, KESK’e bağlı sendikalar, Yerel Gündem 21, TMMOB’a bağlı bölgedeki odalar, GAP Belediyeler Birliği, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Batman Belediyesi, Van Barosu, Tabip Odası’nın da aralarında bulunduğu 200’ü aşkın demokratik kitle örgütü katılıyor./diha

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: