Fındıkta IMF’nin ayak sesleri

Yıllarca siyasetçilerin popülist politikalarıyla el üstünde tutulan fındık artık zor günler geçiriyor. Fındıkta şimdi hedef 700 bin ton olan üretimi 400 bin tona düşürmek. Fındık zorlu bir doğaya sahip Karadeniz’de yaşayanların geçim kaynaklarının başında geliyor. Ordu, Giresun ve Trabzon en iyi fındığın yetiştiği kentler. Ancak yamaçta kolay bir tarımla yetiştirildiği için de hem Karadeniz’de hem de Düzce’ye kadar birçok alanda yetiştiriliyor. Bu kadar çok yayılınca da üretim fazlası yaşanıyor. Türkiye’de yılda 700 bin hektarlık alanda fındık üretimi yapılıyor. Tüketim son yıllarda Türkiye’de sanayinin canlanmasına rağmen 100 bin ton civarında. İhracat 220 bin ton. Bu nedenle de her yıl 150-200 bin tonluk stok sorunu var. Uzun yıllar siyasetçinin en sevdiği ürün olan fındıkta destek politikaları 1964’te başladı. 1991’de Süleyman Demirel’in “Kim ne veriyorsa ben 5 fazlasını vereceğim” sözü ise popülist politikaların sloganı haline geldi. Sorun her yıl biraz daha büyüdü. Ta ki 2001 yılında ekonomik anlamda duvara toslayınca Uluslararası Para Fonu (IMF) yardıma çağrılana kadar. 2001’de IMF ile anlaşma imzalandı, istikrar programı başladı. IMF’ye verilen niyet mektubunun en önemli unsurlarından biri de tarımda yeniden yapılanma politikaları oldu. ARİP olarak anılan tarımda yeniden yapılanma projesinin amacı birlikleri özerk hale getirmek, destekleme alımlarını ortadan kaldırmak, stok yaratan tarım ürünlerinde alanların daraltılmasını sağlamak ve alternatif ürün projelerinin geliştirilmesiydi. Fındık da bu ürünlerden biriydi. Fındık için bu kapsamda Dünya Bankası’ndan 160 milyon dolarlık kredi alındı. Üreticiye fındık ağaçlarının sökülmesi için teşvik getirildi. Ancak ne yazık ki başarılı olunamadı. Üretici fındık alanlarını daraltmaya yanaşmadığı gibi sonraki yıllarda da aksine alanlar genişledi. 2000 yılında 495 bin ton olan fındık üretimi bugün 700 bin tonlara yaklaştı. Üretici yalnız bırakıldı Gelelim bugüne. Mevcut durum şöyle… Üreticiden yıllarca alım yapan Fiskobirlik zor durumda. Hükümet fındık alımıyla görevlendirdiği Toprak Mahsulleri Ofisi’ni (TMO) perişan etti. Maliyetini Hazine yani bizler ödemek zorunda kalıyoruz. Artık devlet alım yapılmayacağını açıkladı. Devlet Bakanı Ali Babacan’ın başkanlığında 5 bakanın açıkladığı yeni fındık politikaları ise yine ekim alanlarının daraltılmasını, alternatif ürün projelerinin geliştirilmesini öngörüyor. Hedef 700 bin ton üretimi 400 bin tona düşürmek. Bu kez başarılı olunabilir mi? Konunun uzmanları zor diyor ama ben katılmıyorum. Çünkü bu kez üretici yalnız ve örgütsüz. Diğer yandan başka bir hazırlık daha sürüyor. Türkiye eylül ya da ekim ayında IMF ile masaya oturmaya hazırlanıyor. Bu da en azından 2011 yılına kadar bir erken seçim beklentisini gündemden çıkarıyor. Galiba bu kez fındıkta deniz bitti. ‘Soykırım çok ağır oldu’ Dünya Türk İş Konseyi’nin (DTİK) Asya-Pasifik Komitesi Yönetim Kurulu Üyesi Zafer Karadağ, 5 yıldır ailesiyle Çin’de, Şanghay’da yaşıyor. Yıllardır dış ticaret açığından söz ettiğimiz iki ülke arasında ihracatın geliştirilmesi için çaba harcıyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yaptığı ziyareti büyük bir sevinçle karşılamıştı. Yazdığı mektubunda “Bu kadar yıl içinde ABD, Rusya, İngiltere, İtalya gibi ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının bu devasa ülkeye kaçar kez geldiklerini artık sayamaz olduk. Son hatırladığım Alman Başbakanı Merkel dönerken 70 milyar euroluk sipariş kontratlarını da koltuğunun altında götürdü” diyordu. Kendi firmalarının önünü açmak için bir gıda fuarında adeta 3 gün boyunca stantta yatıp kalkan Kaliforniya Valisi Arnold Schwarzenegger benzeri örnekleri anlatarak Çin pazarına dikkat çekmeye çalışan Karadağ, ziyaret sonrası yaptığı yorumda ise “Bu pazarda daha fazla Türk markasının yeşerebilmesi için her şeyden önce Türkiye imajının güçlendirilmesi gerekiyor” diyordu. Ardından Sincan bölgesindeki olaylar patladı. 150 kişiye yakın Uygur acımasızca öldürüldü. Olaylar gerçekten acıydı… Türkiye’den de ciddi tepkiler geldi. Sanayi Bakanı Nihat Güner’in ambargo çağrısı resmi olarak reddedildi ancak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın olayları soykırıma benzetmesi işi başka bir noktaya taşıdı. Zafer Karadağ ile bu açıklamadan sonra konuştuk. Durumun çok vahim olduğunu söylüyor. Gül’ün ziyaretinden sonra ortaya çıkan sempatinin tamamen azaldığını, Türkiye’nin çok büyük bir tepki aldığını anlatan Karadağ, “İhracat için umutlarımız kırıldı. Olaylar tabii ki ağır ama suçlama çok ağır bulundu” diyor. Dilek Sabancı Alaçatı’da butik otel açacak Sakıp Sabancı’nın büyük kızı Dilek Sabancı, bu yıl 20’inci yılını kutlayan şirketindeki gelişmeleri anlatmak için önceki akşam bir sohbet yemeği düzenledi. Sabancı Holding’in 1993 yılına kadar merkez olarak kullandığı Karaköy’deki sekiz katlı binada buluştuk. 9 bilet satarak turizme başlayan ve bugün kurumsal bilet satışı alanında 215 milyon dolarlık bir şirket haline gelen Vista’nın öyküsü iç sayfalarımızda yer alıyor. Vista’nın kuruluşunun tamamen babasının yönlendirmesiyle olduğunu söyleyen Dilek Hanım, İngilizce, İtalyanca, Fransızca ve İspanyolca bildiğini, seyahat etmeyi de çok sevdiğini ekliyor ve şunları anlatıyor: “Babam ‘bu kız ne iş yapsın’ diye düşünüyordu. ‘En iyisi bir turizm şirketi kuralım’, dedi. O zamanlar eski Dışişleri Bakanlarından Vahit Halefoğlu’nun kızının da turizm şirketi vardı. O da model oldu.” Sabancı turizmde yeni yatırımların da sinyalini veriyor. “Biliyorsunuz aile olarak Sakıp Sabancı Holding’i kurduk. Bu şirket kapsamında Dilek Sabancı Gayrimenkul ve Turizm Yatırımları A.Ş. diye bir şirket daha kurduk. Kız kardeşim Sevil, annem Türkan Sabancı ve ben. Bakalım bu şirket neler yapacak göreceğiz?” diyen Dilek Sabancı, önümüzdeki günlerde Alaçatı’da bir butik otel açacağını söylüyor. “Çeşme Ilıca’da Güler Sabancı’nın Narsist isimli bir butik oteli var. Ben de 8-10 odalı bir butik otel yatırımı yapıyorum. Kısa sürede açacağım” diyor. Geçen günlerde Güler Hanım’ın ikinci oteli Alaçatı’da açacağı öne sürülmüştü. Güler Sabancı ise böyle bir projesi olmadığını anlatmıştı. Anlaşılıyor ki o otel Dilek Sabancı’nınmış.

Kaynak: Referans

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: