IMF’nin yeni imkânı

IMF bildiğiniz gibi uluslar arası bir ekonomik kurum. Kuruluştaki amacı üye ülkelerin karşılaşacağı geçici ödemeler dengesi krizlerine destek olarak o dönemi ithalat kısıtlamaları ya da ihracat teşvikleri gibi sistemi bozucu önlemlere başvurmaksızın atlatmalarını sağlamaktı. Zamanla gelişmiş ülkelerin kendi ödemeler dengesi sorunlarını kendi başlarına çözmeleri sonucunda bu fonksiyonu gelişme yolundaki ülkelerin ekonomik sorunlarının çözülmesine yardımcı olmak gibi daha kapsamlı bir yöne kaydı. Aslında iç dengesi bozulmuş bir ekonominin dış dengesinin de bozulması kaçınılmaz olduğu için IMF’nin daha geniş bir perspektifle konuya yaklaşmasında amaca aykırı bir durum yok.

IMF bu amacını gerçekleştirebilmek için sıkıntıda olan ve kendisine başvuruda bulunan ülkelere çeşitli imkânlar sunuyor. Zaman içinde birçok kez değişime uğramış bulunan bu imkânlar dört kategoride toplanabilir: (1) Stand by düzenlemesi (SBA) ve onun uzun süreli biçimi olan süresi uzatılmış düzenleme (EFF), (2) Esnek kredi kolaylığı (FCL), (3) Fakirliği giderme ve büyüme imkânı (PRGF), (4) Dış Şokları Giderme İmkânı (ESF.) Bunlardan son ikisi en fakir ülkelere kullandırılan imtiyazlı imkânlardır.

Türkiye’nin bulunduğu yeni yükselen piyasa ekonomileri kategorisi içinde kullanabileceği imkânlar SBA, EFF ve FCL’dir. Nitekim Türkiye ile aynı kategoride yer alan Macaristan, Romanya ve Ukrayna SBA, Meksika ve Polonya da FCL kullanımı için IMF ile program yapmış durumdadır.

Türkiye ekonomisi geçen yılın son çeyreğinde sıkıntıya girdiğinde hükümet önce bunun bir sıkıntı olmadığını, gelip geçici bir durum olduğunu düşündü. Ya da böyle düşünülmesini istediği için o yönde açıklamalar yaptı. Gerek seçimlerde bütçenin sıkılmasını istemediği gerekse bu olayın gelip geçici olduğuna yönelik inanç nedeniyle IMF ile ortak bir programa girilmesine uzak durmayı tercih etti. Buna karşılık IMF’yi sürekli olarak ortak bir program yapılacakmış gibi devrede tutmayı da ihmal etmedi. Son çeyrek verileri ekonominin yüzde 6.2 küçüldüğünü ortaya koyunca bu inançta bir kuşku ortaya çıkmaya başladı ve gecikmeli de olsa bazı vergi önlemleri devreye sokuldu. Bütün bunlara karşın bu daralmanın gelip geçici olacağına ve Türkiye’yi fazla etkilemeyeceği görüşünde devam edildi. Bunun bir sonucu olarak makroekonomik göstergelere ilişkin tahminler ve bütçe kanunu değiştirilmedi. Bu inanca yönelik bir başka sarsıcı etki işsizlik oranının kısa bir zaman aralığında yüzde 10’lar düzeyinden yüzde 16’lar düzeyine yükselmesiyle ortaya çıktı. İlk çeyrek küçülmesi yüzde 13.8 olarak açıklanınca hükümetin olumlu açıklamalarına olan güven iyiden iyiye düştü. Aslında bu oran hükümetin kendi açıklamalarına olan inancının da sarsılmasına yol açtı. İşte tam o dönemde Ali Babacan’ın makroekonomik dengelerin iyiye gitmediği ve bu konuda önlem arayışları içinde olduklarına ilişkin gerçekçi açıklamaları gündeme geldi. Piyasa aktörleri aşağı yukarı iki yıldan beri bekledikleri gerçekleri hükümetin yetkili bir bakanından duymanın rahatlığını yaşadılar. Çünkü gidişatın yönü hakkında bilgisi olmayan bir hükümetin doğru önlemleri alma yeteneğinin olmadığını en yakından onlar biliyor ve izliyorlar. Gerçekleri gören ve söyleyen bir hükümetin doğru önlemleri alması piyasa aktörleri için çok daha olası görünüyor doğal olarak.

Geçen hafta Başbakan, 6-7 Ekim 2009’da İstanbul’da yapılacak IMF ve Dünya Bankası ortak yıllık toplantısından önce, eylül ayında IMF ile bir ortak programa girmeyi arzu ettiklerini açıkladı. IMF yetkilileri de buna destek verdiler. Böylece Türkiye yaklaşık bir yıldan bu yana IMF ile program yapacakmış gibi yaparak beklenti bozulmasını önlemeyi başarmış bulunuyor. Bence bunu yeni bir IMF imkânı olarak ve örneğin ‘IMF ile program yapıyormuş gibi yaparak beklenti yaratma imkânı’ adıyla IMF listesine kaydettirmek gerek.

Kaynak: Radikal

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: